Yeni Güncellenen Bitkiler
|
| nar | Bitkinin Tüm Resimleri | Latince İsim : Punica granatum Familya : LythraceaeDiğer İsimleri :
nar (Türkçe) pomegranate (English) Granataapfel (Almanca) |
nar hakkında gazetelerde haber çıkarsa TIKLAYIN size bilgi verelim
| Tıbbi Kullanımı ve Faydaları: | | Bitkinin tıbbi etkileri ile bunlardan yararlanma yöntemleri aşağıda verilmiştir: • Nar ağacının kurutulmuş kök, gövde ve dal kabukları yakın zamanlara kadar en etkin tenya düşürücü olarak kullanılmıştır. Ancak, içerdiği alkaloitlerin insan için de birtakım zehirleri içermesi nedeniyle, bu kabuklar günümüzde kullanılmamakta, yerine, nar meyvesinden elde edilen infüzyondan yararlanılmaktadır. • Ayrıca nar kabuklarının infüzyonu peklik vericidir. Narın çiçek ve tohumlarının sıkılmasıyla elde edilen su da aynı amaçla kullanılır. • Olgun nar meyvesinin sıkılmış suyunun içilmesi ya da tanelerinin yenilmesi idrar söktürücü, sindirimi kolaylaştırıcı ve güçlendirici (tonik) etkiler sağlar. • Doku ve damar büzücü etkileri nedeniyle, nar meyvesinin kabuklarının kurutulup toz halinde öğütülmüş hali, yaralarda kanı kesici olarak kullanılır. • Aynı tıbbi nitelikleri nedeniyle, bu kabuklardan elde edilen dekoksiyon ağır diyare ve hatta dizanteriye karşı kullanılabilir. Yukarıda sözü edilen infüzyon şöyle hazırlanır ve kullanılır: Soyulan narın kabuklan iyice kıyılır. Bunlardan 3-5 tatlı kaşığı alınıp üzerine 1 bardak kaynar su dökülerek 10-15 dakika süreyle demlendirilir. Bu infüzyondan, sabah ve akşamları olmak üzere günde iki kez birer bardak alınabilir. Dekoksiyon da aynı miktarda nar kabuğunun 1 bardak suyla kaynama noktasına kadar ısıtılıp daha sonra 10-15 dakika daha kısık ateşte ısıtılmasının sürdürülmesiyle hazırlanır. Dekoksıyonun alınma dozajı da aynen infüzyonunki gibidir. Nar bitkisinin kök ve gövde kabuklarının, özellikle taşıdığı alkaloitlerden dolayı çok eskiden beri anthelmentik olarak kullanılışı yanında gallotannik asit içeren Pericarpium Granati (nar meyva kabukları) den de dekoksiyon halinde diyare ve dizanteri tedavisinde yararlanılmıştır (3, 46-49).
Çiçeklerin astrenjan etkisinin bulunduğu belirtilmiştir.
Kök, meyva kabuklan ve çiçekler % 5 lik infüzyon halinde ishale karşı kullanılan tehlikesiz ve etkili bir ilaçtır (50). Günümüzde de nar kabuğu Fransa'da ve Batı Almanya'da bu amaçla kullanılan droglar arasında yer almaktadır.
P. granatum köklerinden elde edilen ve penta-O-galloil- -glukoz içeren ekstre farelere i.p. olarak verildiğinde hipoglisemiyan etki göstermiştir (51).
Nar bitkisinin köklerinden hazırlanan sulu metanollü ekstre 150 mg /kg dozda % 50 antiimplantasyon aktivite göstermiştir. Meyva kabukları, deney hayvanlarının yiyeceklerine karıştırıldığında antifertilizan etki görülmüştür (52).
Bitkinin bütün organlarından elde edilen triterpenik karışımda ursolik asit ve betulik asit bulunduğu; yapılan biyolojik denemelerle hafif antispasmodik olarak kullanılabileceği anlaşılmıştır (21).
P. granatum'un değişik kısımlarından hazırlanmış preparatlar kanser tedavisinde kullanılmıştır (53).
Meyva ekstresi antiviral aktivite gösterirken (54), antosiyanlarından dolayı da antimikrobiyal etki göstermektedir (55).
Pericarpium Granati; Çin de yanık tedavisinde kullanılan geleneksel ilaçlardandır (56).
Meyva kabukları, zeytinyağı ile karıştırılarak cilt bronzlaştırıcı ajan olarak kullanılmıştır (57).
Nar tohumlarından bitkisel yağ üretilmektedir. Pamuk tohumuyla hemen hemen aynı oranda yağ içermektedir. Östrojen yönünden (17 mg / kg) bilinen en zengin bitkisel kaynaklardan biri olan nar tohumları, hayvan yemlerine besin unu olarak süt verimini arttırmak amacıyla katılmaktadır (1, 41).
Ülkemizde de halk arasında tatlı nar suyu idrar artırıcı, midevi ve kuvvet verici; ekşi nar suyu ve kabuğu kabız ve midevi olarak kullanılmaktadır.
Yine halk arasında tansiyon ve ateş düşürücü olarak kullanıldığı gibi çeşitli içkilerde ferahlatıcı bir katkı maddesi olarak da kullanılmaktadır (1, 47, 58).
Ekşi narlardan sitrik asit ve sirke elde edilişinde yararlanılmaktadır; ortalama 33 ton meyvadan bir ton sitrik asit elde edilebilmektedir (1). [1] bağırsak parazitleri (2- şerit düşürücüler): erkek eğrelti kökü felfelek tohumu kabak çekirdeği nar ağacı kabuğu ergenlik sivilcesi: şap ve narkabugunu sirkeli suda kaynatip bu su ile sivilceleri silmek yararlidir. |
| Uyarılar & Güvenlik: | | | İNGİLTERE’deki Reading Üniversitesi ve St. George Hastanesi uzmanlarının yaptığı araştırma, süper gıda denilen nar suyunun çok fazla içildiğinde hücre tahribatına bile yol açabileceğini ortaya koydu. Uzmanlar özellikle nar konusunda yanlış inanışların olduğunu belirterek şu açıklamayı yaptı: “Narın, yeşil çaydaki antioksidanın 8 kat fazlasını içerdiği ve hücreleri serbest radikallerden koruduğu söyleniyor. Ancak narın etkisi sadece 1 saattir. Daha sonra kandan atılır.” |
| Genel Bilgiler: | | Nargiller familyasının örnek bitkisidir. Anayurdunun Doğu Akdeniz havzası olduğu sanılan nar yumuşak iklimli, sıcak ve kurak yerleri: kalkerli, derin ve yumuşak toprakları seven: aynı adlı meyvesi yenen ve 4-5 mye kadar boylanabilen küçük ağaçtır. Akdeniz bölgesinden Japonyaya, öte yanda ABDnin güneyi ile Güney Amerika Kıtasına kadar yayılmış olup kimi yerde meyvesi için, kimi yerde süs bitkisi olarak yetiştirilmektedir. Ülkemizde Ege ve Akdeniz bölgelerinde bolca, ayrıca iklimi uygun olan diğer bazı yerlerde de yetiştirilir. Kimi türlerinde, kışın dökülmeyen yaprakları genelde kısa saplı, kenarlar düz, ucu sivri, parlak ve karşılıklı dizilmiş durumda bulunur. Mayısta başlayıp yazın da açan özel nar kırmızısı renkli, süsleyici özellik taşıyan çiçekleri, çok kısa saplı, tek tek ya da 2-3 tanesi bir arada olur. iri bir portakal kadar büyüyebilen meyvesinin dış kabuğu, bir ucunda dişli bir taç taşır, esmer kırmızı ya da sarımsı yeşil renkte olur. Bu kabuğun içinde tatlı, mayhoş ya da ekşi ve kırmızı, pembe, kirli beyaz ya da sarımsı olan etli taneler bulunur. Bu tanelerin içinde de bitkinin tohumunu taşıyan sert kabuklu çekirdekleri vardır. Bitki, tohumları ya da gövde çelikleriyle çoğaltılır. Nar ağacının kök, gövde ve kabuklan nişasta, mannit, reçine, tanen ve birtakım asitlerle alkaloitler içerir. Narın meyvesinde ise meyve şekeri, potasyum, magnezyum, C vitamini ile eser miktarda diğer mineraller bulunur. Nar, meyve olarak yenildiği gibi sıkılıp suyu çıkarılarak, şerbeti ya da şurubu yapılarak tüketilir. Nar meyva kabuğu % 28-30 oranında tanen içermesi nedeniyle dericilikte (sepicilikte) kullanılır. Kabuklarda bulunan bileşiklerin, tanen endüstrisindeki kullanılışlarıyla ilgili bir çalışmada, tanen miktarının yüksek olduğu; çok iyi kalitede ürün elde edildiği; ekstresinin deri tabaklamada ya sentetik ajanlarla kombine halde ya da doğrudan kullanılabileceği saptanmıştır (59-61).
Meyva kabuğundan ayrıca kumaş ve deri boyamacılığında, mürekkep yapımında da yararlanılır. Taze ve kurutulmuş nar meyva kabuğu ile kullanılan mordana bağlı olarak yün iplikler sarı, esmer sarı veya siyaha boyanmaktadır (62). [2] |
| Kimyasal Özellikleri / İçeriği: | | 1 . Alkaloit
Gövde kabuklarında % 0.35-0.60 oranında, kök kabuklarında % 3 ün üzerinde alkaloit olduğu; meyva kabuklarında ise alkaloit bulunmadığı belirtilmiştir (3, 5).
P. granatum'un kök, gövde ve dal kabuklarının bileşiminde psödopelletierin, pelletierin, izopelletierin, metilpelletierin l-pelletierin, dl-pelletierin, metil izopelletierin bulunduğu bildirilmiştir (6-8).
Kök ve gövde kabuklarında bulunan doymuş alkaloitlerin yapraklarda bulunmadığı, yaprak ekstresinde doymamış alkaloitlerden 2- (2-propenil)- piperidin bulunduğu saptanmıştır (9).
2. Tanen ve Benzeri Bileşikler
P. granatum'un taze gövde kabuklarında yeni bir elajitanen olan hidrolizabl C-glukozit yapısındaki punikakortein A,B,C,D ile bir glukonik asit içeren puniglukonin, ayrıca kasuarilin ve kasuarinin bulunduğu açıklanmıştır (10, 11).
Yapraklardan ise punikafolin yanısıra dört elajitanen ve iki gallotanen izole edilmiştir. Bunların granatin A ve B, striktinin, korilagin, 1, 2, 4, 6-tetra-O-galloil D-glukoz ile 1,2,3,4, 6-penta-O-galloil D- glukoz olduğu belirtilmiştir (12).
Pericarpium Granati'de ise granatin A ve B ile punikalin ve punikalagin bulunmaktadır (13-16).
3. Antosiyanozitler
Antosiyanozitler bitkinin meyva ve çiçeklerinde bulunmaktadır.
Kısmen saflaştırılmış meyva kabuğu ekstresi ile nar tanelerinin antosiyan içeriği karşılaştırıldığında; kabuklarda yüksek miktarda bulunan pelargonidin-3-glukozit ve pelargonidin-3,5-diglukozit'in tanelerde az bulunduğu belirtilmektedir. Siyanidin-3-glukozit ile siyanidin-3,5-diglukozit ise hem tanelerde hem de meyva kabuklarında saptanmıştır. Bunlara karşılık nar suyunda majör antosiyan olan delfinidin-3-glukozit ile delfinidin-3,5-diglukozit meyva kabuklarında bulunamamıştır (17-19).
Çiçekler ise pelargonidin-3,5-diglukozit içermektedir (19).
Antosiyan miktarının, bitkinin yetiştiği yerin alçak veya yüksek oluşuna göre değiştiği, beklemekle azaldığı ve bozunduğu da belirtilmektedir (18, 20).
4. Flavonoitler
P. granatum'da P vitamini aktivitesi gösteren flavonoitler bulunmaktadır. Meyvaların, başta kersetol olmak üzere flavonoit yapısında bileşikler içerdiği belirtilmiştir (21-23).
5. Triterpenik Asitler
Nar bitkisinin değişik kısımlarında triterpenik yapıdaki bileşiklerden ursolik asit varlığı tesbit edilmiştir. Yaprak ve çiçeklerde % 0.45 oranında bulunan ursolik asit miktarı, meyva kabuklarında % 0.6 ya ulaşmaktadır (24).
6. Poliholozitler
P. granatum'da, serbest ozlar (fruktoz, glukoz, az miktarda rafinoz), pektik maddeler, hemiselüloz A ve B ile suda çözünen poliholozitler bulunmaktadır. Meyva kabuklarının % 2.58 oranında poliholozit içerdiği saptanmıştır (25, 26).
Meyva kabukları üzerinde pektinle ilgili çalışmalar sonucu, bileşiminde mannoz, galaktoz, ramnoz, arabinoz, glukoz ve galakturonik asit bulunduğu anlaşılmıştır. Lamella da ise kalsiyum pektat halinde bulunduğu saptanmıştır (27).
7. Diğer Bileşikler
Nar çiçeğinin bileşiminde sitosterol, maslinik asit, asiatik asit ve alkanlar bulunmaktadır. Alkollü esktresinde de D-mannitol, elajik asit ve gallik asit bulunduğu açıklanmıştır (19).
Nar suyunda, hemen hemen bütün aminoasitlerin bulunduğu; valin ile metiyoninin. ise çok yüksek konsantrasyonda olduğu belirtilmektedir (28, 29).
Nar suyunun invert şeker, tiamin, C-vitamini, riboflavin, protein içerdiği de tesbit edilmiştir (21, 30-35).
Ayrıca nar suyunda sitrik asit, malik asit, okzalik asit gibi organik asitler; meyvanın yenen kısmında ise % 14.31 karotenoid ve % 4.68 -karoten bulunmaktadır (36-38).
Kültür ve yabani nar meyvalarındaki fenolik asitlerin bileşimi tayin edilmiş ve vanillik asit, neoklorojenik asit, klorojenik asit, sinapik asit, kumik asit. ferulik asit ve kafeik asit içerdiği bildirilmiştir (39).
Nar tohumları 4 g/ kg, kökleri 4.5 g/ kg, toprak üstü kısımları 8.7 g/kg, çiçekleri ise 2.5 g/kg östron içermektedir (40-42).
Tohumların yağ asidi bileşimi incelendiğinde; mono, di- ve trigliseritleri, serbest yağ asitleriyle birlikte punikik asit, 4-metil laurik asit, 1,3-dimetil stearik asit, steroller (stigmasterol, -sitosterol), fosfolipidler (fostatidiletanolamin, fosfatidilkolin, fosfatidilinozitol) tesbit edilmiştir (43-45). [3] |
| Haberler / Yazılar: [Toplam 2 adet makale/haber kayıtlı] | | - Nar: Mehmet Öz Anlatıyor
- Nar her derde deva!
Nar: Mehmet Öz Anlatıyor Bereketin, gücün, bolluğun ve iyi şansın simgesi olan nar, her derde deva...
Ne zahmetlidir yemesi, tanelerini tek tek ayıklaması. Biraz da ekşidir üstelik... Fakat sağlık için yararlarını saymaya başladığımızda ne ekşiliği kalıyor ne de yeme zahmeti.
Bazı meyve ve sebzelerin içerdikleri zengin antioksidan maddeler sayesinde, birçok hastalığa iyi geldiği, var olan sağlığı korumada yararlı olduğu ve hasta olmayı engellediği kanıtlandı. Nar güçlü antioksidan içeren ve adeta sağlık yayan, mutlaka tüketilmesi gereken meyvelerden biri.
Eski toplumlarda bereketin, gücün, bolluğun ve iyi şansın simgesi olan nar, aynı zamanda İspanya'da bulunan antik şehrin ismidir; Granada. Cennet meyvesi olarak da adlandırılan nar birçok efsaneye de konu olmuştur. Şifalı bitkiler arasında yerini koruyan nar, özellikle meyve ve meyve kabuğu olarak kullanılırken aynı zamanda kökü ve çiçeği de uygulanan tedavi yöntemleri arasındadır. Bu nedenle hem ağız yoluyla alınırken hem de merhem olarak kullanılıyor.
HER DERDE DEVA
Nar tam bir şifa meyvesi. Neredeyse tüm hastalıklara iyi geliyor. Bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve birçok hastalıktan da koruyor. Kısa sürede bünyeye yararını hemen gösteren narın kışın nar suyu olarak bol bol tüketilmesi uzmanlar tarafından öneriliyor. Bu mucizevi meyve kansere karşı koruyucu etkisi artık herkes tarafından bilinen çok yüksek oranda C vitamini içeriyor. Bununla birlikte yüksek doz B vitamini, demir, fosfor, sodyum, potasyum, çinko ve magnezyum da içeriyor.
İçerdiği bazı maddelerle kolesterol ve şekeri de dengeleyen nar, kalp sağlığını koruduğu gibi, kanser hücrelerinin de gelişmesini engelliyor.
Narın en önemli özelliklerinden biri genel damar sağlığını ve özellikle de kalbi koruyan yegane meyve oluşudur. Uzmanlara göre nar damar tıkanıklıklarını yüzde 44 oranında geriletiyor. Ayrıca yüksek tansiyonu olanlar için doğal ilaç diyebiliriz çünkü narın tansiyon düşürücü etkisi de mevcut. Uzmanlar ekliyor; "1 bardak nar suyunun 2 kadeh kırmızı şaraba, 10 bardak yeşil çaya ve 4 bardak kızılcık suyuna eş değer antioksidan madde içerdiği görülmüştür."
Vücudumuz için önemli mineraller olan demir ve potasyum içeriğine sahip bir mey¬ve olmakla birlikte kuvvetli bir antioksidan özelliği taşıyan narda, yapılan araştırmalara göre serbest radikallere karşı güçlü etkisi olan çeşitli vitamin, mineral, enzim ve antioksidanlar bulunuyor.
NAR SUYU
Son dönemlerde nar suyunun popülaritesi oldukça arttı. Özellikle bağışıklık sistemini koruyucu ve bazı bakterileri yok etmedeki etkilerinin gün yüzüne çıkmasıyla sağlık için ne kadar önemli bir yeri olduğunu fark ettik. Antikanser ve antioksidan özelliği bilinen bir madde olan ellagik asit, nar suyunda oldukça fazla. Yapılan araştırmalara göre cilt kanserine ve erkeklerde prostat kanserine koruyucu etki yaptığı da saptandı. Liste sanki hiç bitmeyecekmişçesine uzuyor da uzuyor. Damar tıkanıklıklarını geriletiyor, tansiyon düşürüyor... Nar suyunun göğüs, kolon kanserlerinde kanser hücrelerinin gelişimini önemli ölçüde engellediği ve hasarlı hücre ölümünü arttırdığı ortaya çıktı. İçerdiği antioksidan miktarı nedeniyle portakal suyunu geride bıraktı. Antioksidan miktarının yeşil çay, kızılcık ve portakal su¬yuna göre 3 kat daha fazla olduğu yapılan ölçümlerle ortaya çıktı. Diyet programlarına her gün bir bardak nar suyu eklenen kalp ve kolesterol rahatsızlıkları olan kişilerin sorunlarının düzeldiği gözlemlenmiş.
Uzmanlar nar suyunun faydaları ile il yapılan araştırmaları hayvan deneylerinin sonuçlarına göre nar suyuyla beslenme sonrasında damar plakları ve tıkanıklıkları yüzde 44 gerilediğini söylüyorlar. İnsanlar üzerinde yapılan bir araştırma da ise 2 hafta boyunca günde 50 ml nar suyunun, tansiyonu artıran enzimi yüzde 36 düşürdüğünü gösteriyor. Bu sayede tansiyonun yüzde 5 oranında düşürüldü
NAR ÇEKİRDEĞİ
Nar çekirdeğinin içinde çok fazla miktarda polifenolik bileşikler, tannin ve antisiyoninler var. Yani kansere karşı koruyan maddeler, en güçlü antioksidanlar bulunuyor. Zarar görmüş hücrelerin yenilenmesine yardımcı olarak kanserojen hücrelerle savaşır ve kanser riskini azaltmaya yardımcı olur.Cildi tazeler, yaşlanmayı geciktirir. Kalp krizi riskini azaltır kolesterolü düzenler Bağışıklık sistemini güçlendirir Östrojen takviyesi ile menopoz dönemi sıkıntılarını giderir. Selülit oluşumunu engeller
GÜZELLİĞİN SİRRİ NAR'DA
Nar çekirdeğinin antioksidan ve kollajen yapımını uyarıcı etkilerinden ötürü kozmetik değeri de var. Nar çekirdeği yağından elde edilen sabun ve cilt bakım ürünleri sağlığınızın ve güzelliğinizin reçeteci. Ürünler cildinizi sıkılaştıracak, kırışıklıkları giderecek ve sizi yenileyip, tazeleyecek. Nar çekirdeği yağı, E vitamini ve polifenol içeriğinin zengin olması sebebiyle doğrudan cilt bakımında kullanılıyor. Güzellik sırrı olan nar çekirdeği yağı, hava kirlilikleri, stres ve yorgunluktan dolayı hırpalanmış ciltlere acil çözüm olarak sunuluyor. Nar çekirdeği yağı ile bakımsız ciltler onarılıyor ve besleniyor. Nemlendirme açısından da gayet etkili sonuçlar veren nar çekirdeği yağı ile cildinizin tazelendiğini hissedeceksiniz. Nar çekirdeği yağını market ve aktarlarda bulabilirsiniz. Kendinize biraz zaman ayırıp, nar çekirdeği yağını yoğurda, zeytinyağına, yumurta sarısına birkaç damla karıştırarak kendinize çeşitli maskeler yapabilir, cildinizi tazeleyebilirsiniz. Eğer yağlı bir cildiniz varsa yumurta beyazına 7-8 damla ekleyip tüm yüzünüze uygulayabilir, yarım saat bekletip yıkayabilirsiniz. Cildiniz kuruysa yumurta sarısı ile aynı işlemi gerçekleştirebilirsiniz. Karma ciltlere ise yoğurda karıştırıp uygulanabilir.
NAR SUYU'NUN FAYDALARI
•Dişeti iltihaplarını giderir.
•Yüksek tansiyonu düşürür.
•Kalbimizi korur, düzenli çalışmasına destek olur.
•Enfeksiyona karşı vücut direncini korur ve artırır.
•Enerji verir, yorgunluğu giderir.
•İdrar söktürücü etkisiyle toksin atımını sağlar.
•Bağışıklık sistemini güçlendirir hastalıklara karşı korur.
•Kolesterol ve kan şekerimizi regüle eder artmasını engeller.
•Bağırsak parazitlerinin düşmanıdır, iyi bakterilerin artmasını sağlar.
•İshali (diare) önler tedavide destek sağlar.
•Ciltte olumlu katkısı vardır, pürüzsüz görünüm sağlar.
•Cilt enfeksiyonlarında olumlu katkısı vardır.
•Böbrek iltihaplarının giderilmesinde etkilidir.
Kaynak: http://www.pressturk.com/saglik/haber/48935/bir-de-mehmet-ozden-dinleyin.html
Nar her derde deva! Grip başta olmak üzere kolestrol, tansiyon, ishal gibi birçok hastalığa yakalanma riskini en aza indiriyor.
Diyet ve Beslenme Uzmanı Hilal Acar, kış aylarının vazgeçilmez meyvelerinden olan narın, grip başta olmak üzere kolestrol, tansiyon, ishal gibi birçok hastalığa yakalanma riskini en aza indirdiğini bildirdi. Acar, yorgunluğu gideren narın kansere neden olan serbest radikallerle savaşan koruyucu bir etki gösterdiğini söyledi.
Narın eski dönemlerden beri pek çok hastalıkta bitkisel tedavi yöntemi olarak kullanıldığını belirten Farabi Hastanesi Diyet ve Beslenme Uzmanı Hilal Acar, "Nar, C, B1 ve B2 vitaminleri ve potasyum bakımından çok zengindir. Ayrıca bağışıklı sistemini kuvvetlendirecek antosiyanlar ve flavonoitler içerir. 100 gram narın içersinde, 259 miligram potasyum, 63 kalori, 8 miligram C, binde 3 de B2 vitamini bulunuyor. 1 su bardağı nar suyu günlük C vitamini ihtiyacının yüzde 25'ini karşılar. Gün içinde tüketilen bu meyve, yorgunluğumuzun giderilmesinde de büyük rol oynar." ifadesini kullandı.
GRİBE BİRE BİR
"Gribal enfeksiyonlar virüslerin neden olduğu hastalıklardır" diyen Hilal Acar, "Nar, içerdiği antioksidanlar sayesinde gribe neden olan virüsleri zararsız hale getirmeye yardımcı olmaktadır. Bakteri kaynaklı enfeksiyonlara karşıda koruyucu etkisi kanıtlanmıştır. Antioksidan etkisi yeşil çay, portakal gibi besinlerden üç kat daha fazladır. Gripten korunmak için tablet şeklinde vitamin almak yerine nar yiyerek daha fazla antioksidan madde ve C vitamini sağlamış oluruz. Bu şekilde kansere neden serbest radikallere karşı bizi koruyacak bir silah görevini de üstlenmektedir." şeklinde konuştu.
ZAHMETİNİ DEĞİL SAĞLIĞINIZI DÜŞÜNÜN
Narı yemesinin zahmetli olduğunu, ancak sağlığa olan faydaları düşünülerek tüketilmesi gerektiğini vurgulayan Farabi Hastanesi Diyet ve Beslenme Uzmanı Hilal Acar, "Narı meyve olarak tüketebileceğimiz gibi suyunu sıkıp içmekte sağlık açısından oldukça faydalıdır. Suyunu sıkarken zar kısmındaki faydalı bileşiklerin de suyuna geçerek antioksidan etkisini artırmış oluruz. Narın tanelerini tatlılarda, kompostolarda kullanarak yiyeceklerimize lezzet katmış olduğumuz gibi, nar ekşisi olarak sos şeklinde salatalarda kullanırsak bağışıklık sistemimizi daha fazla kuvvetlendirmiş oluruz." dedi.
Kaynak: http://www.haberturk.com/saglik/haber/193009-nar-her-derde-deva |
| Kaynaklar: | | [1]. Özkal N, Dinç S. Punica granatum L. (Nar) Bitkisinin Kimyasal Bileşimi ve Biyolojik Aktiviteleri. Ankara Ecz. Fak. Der. 1993. 22: 38-50. [2]. Özkal N, Dinç S. Punica granatum L. (Nar) Bitkisinin Kimyasal Bileşimi ve Biyolojik Aktiviteleri. Ankara Ecz. Fak. Der. 1993. 22: 38-50. [3]. Özkal N, Dinç S. Punica granatum L. (Nar) Bitkisinin Kimyasal Bileşimi ve Biyolojik Aktiviteleri. Ankara Ecz. Fak. Der. 1993. 22: 38-50.
|
<< Önceki : yasmini (hint) | Sonraki : Kar Sümbülü >> |  Rastgele Bitki
|